
Hong Kong’dan Kapadokya’ya uzanan bu hikayenin başrollerinde mimariyi, yapıları ve ışığın gölgeyle oyununu seven bir çift var: Diannia ve Jason.
İkisi de sanat ve inşaat sektöründe çalışıyor. Taşın dokusuna, doğanın sunduğu renklere büyük bir ilgi duyuyorlar. Bize ilk yazdıklarında aradıkları şey netti; zorlama pozlardan uzak, ışıkla gölgenin birleştiği, sinematik ve kontrastı yüksek kareler. Çekim için yaptıkları özenli hazırlık ve detaylara verdikleri önem de bu vizyonun bir parçasıydı. Kapadokya’nın binlerce yıllık kayaları, bu beklenti için tam da aradıkları sahneydi.
Çekime sabahın serinliğinde, balon kalkış alanında başladık. Diannia ve Jason’ın seçtiği kıyafetlerin zarifliği, vadinin toprak tonlarıyla sakin bir bütünlük oluşturdu. Güneş yavaş yavaş kendini gösterip, havada süzülen balonların gölgesi kayalara vururken, o aradıkları sinematik atmosfer kendiliğinden oluştu.
Gün ışığının vadiye yayılmasıyla birlikte, Aşk Vadisi’nde bizi bekleyen kırmızı klasik arabayla yola devam ettik. Tarihi Roma Kilisesi’nin taş duvarları ve Gül Vadisi’nin mağaraları, onların o çok sevdiği mimari dokuyu hikayeye dahil etti.
Işığın, özenli detayların ve aşkın başrolde olduğu o sabahtan geriye kalanlar…









































































